Kara Eylül – 2020-2

… Ve Eylül ise takvim, bedel ödemek gelir her ülkücünün aklına… Vatanını, milletini özünden çok sevmenin bedelidir ödenen… Ülkücü Hareketin temeli de budur. Tabutluklarda yeşermiş, sürgünlerde filizlenmiş, 12 Eylül zindanlarında olgunlaşmış bir iddiadır bizimkisi… O yüzden aklımızda rahata talip olmak yoktur. Aksine bu duygu bizi huzursuz eder. “Oh” dediğimiz, huzurluyuz dediğimiz her an, gözümüzün önüne Yusuf yüzlü şehitlerimizin yüzü gelir. O yüzden asla yılmıyoruz, o yüzden yıllardı pes etmiyoruz. Aklımızın bir köşesinde dün yaşadığımız, yarın yaşama ihtimalimiz olan sıkıntılar var. Bir Çanakkale hatırası var ya, hani paraya yazılan “ Bedeli Çanakkale de ödenir.” diye. Bizim “Büyük Türkiye” ülkümüzün bedeli de Mamak Zindanlarında, dar ağaçlarında ödendi. Fikrimizin bedeli ödendi de, kaybettiğimiz canların, binlerce şehidimizin bedeli nasıl ödenir? O sebeple 12 Eylül ardımızda bıraktığımız acı hatıralardan ibaret değildir. O kara günler, mücadelemizin, direnişimizin anıtıdır da… 12 Eylülde biz kaybetmedik, fikrimizin ve amacımızın kutsallığını işaretledik tarihe… Yüce yaradan, Gazilerimize huzur, şehitlerimize rahmet nasip eylesin. Hatıraları gölümüzde, acıları kalbimizdedir. Unutmayız, unutmak tükenmektir. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, Başaracağız, başaracağız, başaracağız…